ERMENİ SOYKIRIMI BELGELERİ

BELGE 2
Konu: Ermenilerin sürülmesi
ABD Elçiligi, Ankara, 2 Mart 1934
KESINLIKLE GIZLI

Muhterem Disisleri Bakanina,
Washington.

Efendim,
Kisa bir süre once Ermenilerin Anadolu’nuniclerinden Istanbul’a sürülmeleri ile ilgili olarak cesitli kaynaklardan elciligimize ulasmis olan bazi ayrintili bilgileri bakanliginizin dikkatine sunmaktan seref duyarim.

(Anadolu’dan) sürülmüs olan Ermeniler alti hafta once Istanbul’a gelmeye basladilar. Gelenler Ermeni Patrikhanesi ve onun yan kuruluslari olan kilise hayir kurumlari vasitasiyla Ortakoy ve Yenikoy civarindaki terk edilmis evlere yerlestiler. Simdilik (burada) Anadolu’daki degisik koy ve sehirlerden gelen yaklasik 600 kisiye bakiliyor.

Sürülenlerin cogu, Anadolu’daki evlerinden koparilip atilmalarinin hükümetin Anadolu’yu tamamen Türklerin yasadigi bir bolge haline getirme programinin parcasi oldugunu düsünüyorlar. Türk polisinin, Ermenileri kacirtmak üzere Ermenilerin toplu olarak yasadigi sehir ve koylerdeki Müslümanlari kiskirttiklarini soylüyorlar. Ama bütün bu cabalar bosa cikiyor. Sonra yetkililer Rumeli’den muhacir olarak gelen Türkleri buralara yerlestirerek onlara Ermnilerin mallarinin üstüne konabileceklerini ima ediyorlar. Bu yeni unsurlar da Ermenilere karsi düsmanca bir tavir almak bir yana, son derece dostca davraniyorlar. Bu iki yontem de islemeyince, Ermenilere en kisa zamanda Istanbul’a dogru yola cikmak zorunda olduklari soyleniyor.

(Ermeniler) sahip olduklari her seyi cok düsük fiyatlara satiyorlar. Degeri birkac yüz lira olan sigirin, tanesinin bes liraya satildigi bana soylendi. Bana bu bilgileri veren kisi Ermenilerin mallarini satmalarina izin verildigini, cünkü hic kimsenin (sonradan) malini mülkünü terk etmek zorunda kaldiklarini soyleyecek durumda olmamalarinin istendigini belirtti. Fakat bu kosullarda yapilan satis, pratikte mali terk etmek anlamina gelir.

Ermeniler koylerinden yürüyerek demiryolu hattina ulasmak zorundaydilar, ondan da sonra trenlere bindirilerek Istanbul’a yollandilar. (Istanbul’daki) hayir kurumlari bu insanlara is bulmak ve onlara is bulana kadar bakmak icin ellerinden geleni yapiyorlar. Fakat (yapilmasi gereken) isin boyutlari hayret verici. (Istanbul’daki) hayirseverlerin katkisi saglanarak (bu insanlara) yardim icin para toplaniyor.

Bu sürgünlerin ardindaki gercek neden bilinmiyor. Bazi Ermeniler kendilerinde varolan üstün ticaret vasiflarinin bazi Türkler arasinda kiskanclik yarattigina inaniyorlar. Ermeniler ticari hayatta sahip olduklari enerji ve kusursuzluklari ile taninirlar. Simdi de bu ozellikleri nedeniyle cogu aci cektiklerine inaniyorlar. Muhtemelen (Ermenilerin)yerlerinin degismesi Anadolu’nun tamamen Türklestirilmesi konusundaki aleni hükümet politikasinin sadece bir adimi olabilir.

En derin saygilarimla,

ABD Elcisi, Robert P. Skinner

(867.4016 Armenians/11. Records of the Department of State, relating to the Internal Affairs of Turkey (Turkiye’nin icisleri hakkindaki devlet arsivi)

ERMENİ SOYKIRIMI VE 100 YIL İNKAR!

1,5 milyon insanın yurtlarından zorla sürülmesinin ve katledilmesinin üzerinden 100 yıl geçti. Bunlar savaş yapmadı, suçları Ermeni olmaktı!

Hamidiye Alayları’nın 1894-96 katliamları, 1908 Meşrutiyeti’nin ardından 1909 Adana katliamı, 1915 Soykırımı öncesinde gerçekleştirilen katliamlardır. 1915 Ermeni halkı için planlı bir etnik kimlik ve inanç soykırımıdır. Bunun üzerinden 100 yıl geçmiş olmasına rağmen, Türkiye soykırım gerekçelerini halen savunuyor.
1.5 milyon Ermeni yaşadıkları topraklardan nasıl ve neden kopartıldı ve yok edildi?
1915 Soykırımı ve katledilen-sürülen masum halkın mülklerinin Müslümanlara dağıtılması bugünkü post modern Abdülhamitçilik sürecinin ana temasıdır. Erdoğan o döneme geri gitmek istemektedir.
Türkiye, soykırım sayesinde doğmuştur.
Soykırımın ana güdüsü, katledilen insannların mülklerinin, Soykırımın suç ortaklarnca el konulması ve  bunlara dağıtılması. 1915 Ermeni Soykırımı sürecinde, Ermenilerin tehcir edilirken terk etmek zorunda bırakıldıkları taşınmazlar yağmalanmış ve bu taşınmazlara el koyanlara tapu verilmiştir ve bu tapuyu alanlar TC’yi kurmuştur!

Türk ulusu varlığını; Ermenilerin, Süryanilerin, Rumların, Yahudilerin, Ezidilerin yokluğu üzerine inşa etmiştir.
TC. İçin Ermeni soykırımını kabul etmek demek Türk ulus kavramının dumura uğramasıdır.
Soykırımın bir diğer şekli olan koordineli asimilasyon politikaları ile Milli kahramanlar, sermayenin el değiştirmesi ile yeni zenginler, zorla İslamlaştırma(Hristiyan yetim çocukların Türk ve Müslüman olarak yetiştirilmesi, soykırımda sağ kalan genç kızlar ile zoraki evlilikler, Bir ulusun kutsal değerleri olan Kilise, sanat, tarih ve kültürünün harap edilmesi, yıkılması, el konulması), Ana dilde eğitimin yasaklanıp, Türkçe eğitim zorunlulukları v.b. nedenlerden ötürü bu ülkede % 99 Türk- İslam nüfus işte böyle oluşturulmuştur.

100. yılında Ermeni Soykırımının en etkin şekilde gündeme gelmesini engellemek için TC karşı eylemler yapma peşinde…

TC Başbakanlığı, geçen yıl uluslararası kamuoyunu aldatmak için ‘Ermeni bildirisi’ adı altında, soykırımı rededen tutumu devam ettiren bir manevraya girmişti. AKP yönetimi, bu bildiri ile acıma duyguları üzerinden vaaz veren bir din adamının tavrından öteye gitmedi.
Ermeni soykırımı sorunu, suçsuz yere katledilen 100 000 lerce masum insanın, dualarla, karşı eylemlerle geçiştirilemeyecek, ağır bir insanlık dramıdır. Mağdur olmuş milyonlarca insanın sorunu, sahte bir bildiri ile çözülemez. Ermeni Soykırımı meselesi çok boyutlu. Meselenin adalet ve vicdan boyutunun yanı sıra, ekonomik, coğrafi, siyasi, kültürel ve insani boyutları da söz konusu.

100. yılında Ermeni Soykırımının özellikle yasal zeminde kabul görmesi gerekirken,bu yıl Nisan ayının 24’ünde 100. yılının anılması bilinçlice planlanan Çanakkale Savaşları anmasının Ermeni Soykırımı anmasına karşı kullanılması, Türkiye’nin tavrının ne yönde geliştiğine dair iyi bir göstergedir. Türkiye, ermeni düşmanı politikasından vaz geçmemektedir. Bu yıl devlet inkârcılık konusundaki çabalarını bir adım daha öteye götürdü. Her yıl 18 Mart’ta yapılan Çanakkale anması, bu yıl iki kez gerçekleştirilecek. İkinci anmanın tarihi ise 24 Nisan olarak belirlendi.
1915 soykırımını unutturma politikaları yeni değildir. Yüzyıldır varlığını, başka halkların imhası üzerine inşa edenler, bu gün uyduruk bildiri, bayram seyranlarla imha ve inkâr endüstrisi olarak yine iş başında. Bu anlamda, Soykırım bitmedi, sürüyor.

Ermeni Soykırımı’ndan, şimdiki İŞİD ve El-Nusra’ya kadar süreklilik arzeden zihniyetle hesaplaşmadan, kirli tarihle yüzleşmeden ırkçı şöven düşmanlık atmosferinden, Müslüman olmayanlara karşı kin ve nefret söyleminden kurtulamadan, sorun çözülemez.
İnkârcılık sürdükçe Türkiye halkları 100 yıllık kâbustan uyanamayacak ve kendi halkı da İŞİD’leşerek yeni soykırımlar yapacaktır!

TC’nin temelleri Ermeni Soykırımı üzerine inşa edildi. İttihatçılar ve onların zihniyetini savunanlar, AKP, CHP ve MHP ile devam ediyor.
1915 ile yüzleşilmeden, Gasp edilen Ermeni köyleri, kiliseleri, okulları ve malları sahiplerine iade edilmeden bu yara asla kapanmayacak.

CİWAN KURKEN A.

Ermeni Soykırımı’nı Anma Günü olan 24 Nisan’da, Çanakkale savaşı yıldönümü şenlikleri düzenlenmesi sahtekarlıktır!

Çanakkale Savaşı; 19 Şubat 1915 tarihınde başlamıştır. Erdoğan’ın bilinçli olarak çarpıtmaya çalıştığı tarih 24 Nisan değildir.

Anadolunun kadim halklarından biri olan Ermeni halkının uğradığı bu soykırım, üzerinden 100 yıl geçmesine rağmen, gelinen noktada manipulasyonlara uğramaya devam ediyor.
Yasaklanmanın sökmediği yerde Erdoğan gibi sahtekarların yeni oyunları devreye sokulmaktadır…
TC yöneticileri sözde soykırımları kınıyormuş havası yaratırken, diğer yandan eski oyunlarla, hem Ermeni halkı ve hem de duyarlı çevreleri aldatma, tepkilerini azaltmayı hedefleyerek gerçek yüzlerini gizleyebilmekteler.
24 Nisan, dünyanın her yerinde Ermeni Soykırımı’nın başlangıcını simgeleyen tarihtir. Osmanlı Ermeni toplumunu, tüm toplumsal dokusu ve tarihsel mirasıyla birlikte yok etmek için planlı bir şekilde örgütlenen, gidişatı ve sonuçları takip edilip, hesap kitap yapılarak kayda geçirilen Ermeni Soykırımı sürecinde Süryani halkı da hedef alındı. “Seyfo” olarak anılan Süryani Soykırımı’nda Süryaniler kitleler halinde katliama uğradı. Soykırım Ermeni ve Süryanilerin yanı sıra Osmanlı topraklarında yaşayan, başta 19. Yüzyılın sonunda bu coğrafyanın en kalabalık Hristiyan nüfusunu oluşturan Rumlar olmak üzere bütün Hristiyan halkların imhasıyla sonuçlandı.
Böylesine geri dönüşsüz, hiçbir zaman gerçek anlamda telafi edilemeyecek olan devasa boyutlardaki bir imhanın simgesel başlangıç tarihini, devlet töreniyle kurmaca bir “zafer” kutlamasına dönüştürmeyi hedefleyen Türkiye Cumhuriyeti yöneticileri, soykırım kurbanlarının anısını ve onların torunlarını aşağılıyor, ölüleri aşağılamaya devam ediyorlar…
İttihatçıların devamı olan AKP yöneticileri 2015 yılı boyunca ‘Çanakkale savaşları ve anma etkinlikleri’ düzenleyeceklerini duyurarak, Ermeni soykırımının 100. yıl anmalarınasabote edeceklerini ilan ettiler.
Çanakkale savaş şenlikleri adına, Ermeni soykırımı etkinliklerini set çekmeyi, kendi cahil halkının gözlerini kapatmaya çalışan, AKP, soykırımla yüzleşme ve hesaplaşma bilincinin ivmelenmesinin önünü, yaratılmak istenen yeni bir ırkçı-şoven dalgayla almayı hedefliyor…

Ermeni soykırımının anma tarihi olan 24 Nisan’la ilgili olarak benzer sonuca “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”yla ulaşamadıklarından olsa gerek, her yıl 18 Mart’ta devlet erkanınca organize edilen “Çanakkale Zaferi” etkinliklerinin bir ayağı da bu yılın 24 Nisan’ında tertiplenecek. Ancak buna bahane olarak sunulan ve bu tarihin Çanakkale Savaşı’nın yıl dönümü olduğu yönündeki söylemler en yalın ifadeyle, yalandır!

Amaç; çarpıtma, dikkat dağıtmadır…
Dikkat çekilmesi gereken bir diğer yön ise bunun aynı zamanda seçim ayarlı bir ‘hamle’ olmasıdır. AKP, 24 Nisan’a kadar güçlü bir tarzda estirilmeye çalışılacak olan ırkçı-şoven Osmanlı Cihat dalgaları ile seçimlere doğru yol almanın hesabındadır.

Belirtmek gerekir ki, bu türden Osmanlı oyunları Ermeni soykırımı tarihsel gerçekliğini perdeleyemeyeceği gibi halklarımızı er ya da geç zihinlerini Çanakkale üzerinden oluşturulmaya çalışılan yanılsamalardan arındırarak gerçeklerle yüzleşecektir.
Ciwan Kurken A.

AKP, CHP VE MHP GİBİ ERMENİ DÜŞMANLIĞINI DEVAM ETTİRİYOR!

TC yönetimi, Ermenileri tabu-düşman görmeye devam ediyor, Erdoğan: “Biz, ‘affedersiniz Ermeniler’, veya ”24 Nisan’da Ermeni Diasporasının önüne geçin, karşı eylemler yapın”, deyince tüm TC yönetimi onu desteklemeye devam ediyor!!
AKP ırkçılığı devletin geleneksel resmi ırkçılığının devamıdır…

Erdoğan’ın Ermeniler hakkındaki açıklamaları, 24 Nisan’da ”Ermeni eylemlerini provoke edin, karşı eylemler yapın” şeklindeki direktifleri Ermeni düşmanlığının Türkiye’nin resmi devlet doktirini haline getirildiğini ispatlıyor.

AKP’lilerin TC adına yaptıkları açıklamalar, ulusal plânda da, devlet ırkçılığının ve Ermeni düşmanlığının tam anlamıyla bir yansıması durumunda. Bilinen, tarihi olaylarca, Ermeni ve Kürt Soykırımı ile açığa çıkan bir gerçek var ki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yapısal özelliklerinden biri ırkçılıktır. Bu ırkçı damardan dolayı, Devletin kuruluşuna öncülük eden İttihat Terakkiciler Ermenileri soykırıma tabi tuttu. Kürtlerin varlığını bir ulus ve halk olarak inkâr etti. Kürtleri Türkleştirmek için sistemli ve istikrarlı bir devlet politikası izledi.

TC başı Erdoğan’ın tavrının ve açıklamasının, ırkçı TSK, MHP ve CHP tarafından desteklenmesi de, bunun, devletin ırkçılığının bir yansıması olduğunu ortaya koyuyor!!

İttihat Terakki cemiyetinin 1915’te başlattığı Ermeni soykırımının yapma nedenlerinin başında Batı Anadolu’da ki Ermenilerin maliye ve ticaretteki zenginliklerine el koymaktır…İşid veya El-Nusra gibi yağma ve talan hedeflenmiş ve başarı sağlamışlardır.
Ermeni soykırımı için Jihad ilan edilmiş ve ölüm şebekeleri seferber edilmiştir.

Ermeni soykırımına ilk önce Batı’dan başlandığına göre, yalan dolanla uydurulan Rus cephesi ve ihanet teorileri çürümektedir.
En önce toplanılıp yokedilen Bursa, Muğla, uşak, Afyon, Manisa, Tarsus, Ankara, Eskişehir veya İzmir Ermenilerinin, Rus cephesinin devamı diye yansıtılması tamamıyla bir deli saçmasıdır!

Türkler, Ermenilerin ayak bağı olduğunu bilerek ve 1.Paylaşım savaşında kendisine karşı gelecekleri savını öne sürerek, yüzyıllardır süre gelen bir kin’i burada pratiğe geçirdiler ve Anadolu topraklarında Hıristiyanları yokedip etnik temizlik yaptılar.

Soykırım ve tehcir’de geçerli olan nedenlerin başında, Ermeni mal ve mülklerini el koymaktır…
Savaşı bahane eden Türk Müslümanlar, aynen şimdi İşid ve El-Nusra’nın taktiklerini uygulayarak, masum insanları kesip onların ev, altın ve tarlalarına el koydular…
Ermeniler Devletini kuracaktı, Ruslarla birlik olarak Osmanlı’yı bitirecekti gibi iddiaları Batı Anadolu ‘da başlatılan Ermeni soykırımı için asla geçerli değildir.

Osmanlı İmparatorluğu İktidarı ve İttihat Terakki iktidarı Ermeni Soykırımında Müslüman Jihatçıları de kullanarak, bir taşla iki kuş vurmuş. Ermeni Soykırımı, Ermeni halkının mal ve mülklerine el koymak için yapılmıştır..

Bu sonuca varılırken, aynı zamanda Ermeni halkının kendi kaderini kendisinin belirlemesinin meşru zemini, gayrı meşru bir uygulama ile, kendi öz topraklarında çoğunluk sağlamaları da dinamitlemiştir.

TC, 24 Nisan 2015 de, Ermeni soykırımının 100. yıldönümünde karşı atak yaparak, soykırım suçuna bir suç daha ekleme yolunda ilerliyor. Erdoğan’ın emri ile karşı eylemler ve kışkırtmalar yapılması, engelemme için provoke kararlarının alınması, düşmanlığın derecesini gösteriyor!

AKP ŞÖVENİZM KAMPANYASI BAŞLATIYOR!

Şovenizm kampanyasının yeni seviyesi Ermeni sorununu Kürt sorunuyla harmanlama taktiğini amaçlıyor…
24 NİSAN BAYRAMI adın altında bütün okulların da resmî kararla zorunlu katılmalarının sağlanması “Çanakkale şehitlerinee saygı, Ermeni ve Kürt terörüne lanet” eylemlerinin düzenlenmesi ve bunların AKP,CHP ve MHP’nin seçim kampanyalarının birer parçası olarak yürütülmesi, her şehir, her kasaba ve köyde bütün devlet organlarının seferberliği ve bizzat AKP hükümetinin de katkısıyla İttihat terakki ruhunun adeta yeniden canlandırılması, soykırımcıların ruh halinin daha da kötüleştiğini yansıtıyor!

Ciwan Kurken A.

Ermeni Soykırımı’nı Anma Günü olan 24 Nisan’da, Çanakkale savaşı yıldönümü şenlikleri düzenlenmesi sahtekarlıktır! Çanakkale Savaşı; 19 Şubat 1915 tarihınde başlamıştır. Erdoğan’ın bilinçli olarak çarpıtmaya çalıştığı tarih 24 Nisan değildir. Anadolunun kadim halklarından biri olan Ermeni halkının uğradığı bu soykırım, üzerinden 100 yıl geçmesine rağmen, gelinen noktada manipulasyonlara uğramaya devam ediyor.

24 Nisan, dünyanın her yerinde Ermeni Soykırımı’nın başlangıcını simgeleyen tarihtir. Osmanlı Ermeni toplumunu, tüm toplumsal dokusu ve tarihsel mirasıyla birlikte yok etmek için planlı bir şekilde örgütlenen, gidişatı ve sonuçları takip edilip, hesap kitap yapılarak kayda geçirilen Ermeni Soykırımı sürecinde Süryani halkı da hedef alındı. “Seyfo” olarak anılan Süryani Soykırımı’nda Süryaniler kitleler halinde katliama uğradı. Soykırım Ermeni ve Süryanilerin yanı sıra Osmanlı topraklarında yaşayan, başta 19. Yüzyılın sonunda bu coğrafyanın en kalabalık Hristiyan nüfusunu oluşturan Rumlar olmak üzere bütün Hristiyan halkların imhasıyla sonuçlandı.
Böylesine geri dönüşsüz, hiçbir zaman gerçek anlamda telafi edilemeyecek olan devasa boyutlardaki bir imhanın simgesel başlangıç tarihini, devlet töreniyle kurmaca bir “zafer” kutlamasına dönüştürmeyi hedefleyen Türkiye Cumhuriyeti yöneticileri, soykırım kurbanlarının anısını ve onların torunlarını aşağılıyor, ölüleri aşağılamaya devam ediyorlar…